Pazartesi, 21 May 2012
 
 

Arama

En Son Yorumlar

Kardeş Siteler

Yavuz Ağıralioğlu
Tacettin Dergahı
Haber Hilal
Kırk Ambar
Birlik Sağlık-Sen
Birlik Eğitim-Sen
boş
Diğer Kardeş Siteler İçin Tıklayın

Anketler

Muhteşem Yüzyıl dizisi için ne düşünüyorsunuz?
 

YILGINLIĞA İNAT... YORULMADIK...
Okunma Sayısı: 3331
Fahri BOZGEYİK
Yazar Fahri BOZGEYİK   
Pazar, 10 Temmuz 2011 11:56

 

 

 

 

 

"Yenildik dediğiniz zaman değil, yorulduk dediğiniz zaman yıkılırsınız."

                                                                                                 Galip ERDEM

 

 

İ'lâ-yı Kelimetullah için Nizâm-ı Âlem davası uğruna mücadele eden Nizam-ı Alem Ülkücüleri'nin lideri Muhsin YAZICIOĞLU ve arkadaşları 25 Mart 2009 tarihinde sistem ve sistemin maşaları tarafından şehit edildi. 25 Mart 2009 tarihinden sonra BBP camiasında artık hiç bir şey eskisi gibi olmayacaktı.

 

 

Biz, karlı dağlarda Muhsin Başkanımızı ve diğer kardeşlerimizi ararken, helikopterin düstügünde Muhsin Başkan ve arkadaşlarının şehit olduklarını ilk gün öğrendikleri halde, bizlerden saklayanlar, biz karlı dağlarda takım elbise ve kösele ayakkabılarla Muhsin Başkan ve arkadaşlarını ararken (çizmeleri sonradan İstanbul ve Bursa'dan arkadaşlar getirdi) kamera karşısına geçip devletin en alt kademesinden, en üst kademesine kadar teşekkürler etmeye devam ediyordu.  Muhsin başkanın sözde 35-40 yıllık dava arkadaşı olduğunu iddia edenler, sözde ağabeyler, sözde ak sakallılar, sözde "akil adamlar" olup bitenlere seyirci kalıyorlardı. Hal böyleyken, Muhsin Başkan ve arkadaşlarının şehadetinden sonra geçen bunca zamana rağmen, Ahmet Türk denilen DTP'liye bir yumruk atıldı diye yandaşları ortalığı ayağa kaldırırken, Muhsin Başkan ve arkadaşları için, sözde alperenler, "klavye delikanlıları" (bende dahil) ahkam kesmekten başka bir şey yapamadık...

 

 

"Muhsin YAZICIOĞLU' da çok gündemde kaldı." deme cüretini gösteren bakanı protesto etmek için Alperen Ocakları Genel Merkezi, Ankara'da "gaz alma" mitingi düzenlerken, Samsun'da Alperen Ocakları mensupları ve BBP Genel Başkan Yardımcısı, malum bakanla el sıkışıyordu.  Hakkı Öznur'un malum bakana karşı "sen kimsin lan" demesi ile büyük bir zafer kazanmış edasıyla sevinerek kendimizi teselli(!) ediyorduk...

 

 

Olayın suikast olduğunu Tanzanya'da yaşayanlar bile kabul ettiği halde, hala suikast diyemeyenlere, savcılıkta bu dava ile ilgili şikayetçi olarak isimlerini yazdıramayanlara 3 Temmuz'da yapılan kongrede Muhsin Başkan'ın kurup arkadaşları ile bu günlere getirdiği Büyük Birlik Partisi, "delege iradesi" ile teslim ediliyordu. Muhsin Başkan'la birlikte yola çıkarak bu günlere kadar BBP ye hizmet edenlerin, sırf kendilerine muhalif oldukları için, ayak oyunları ile delegelikleri düşürülüyor, teşkilatları feshediliyor, hatta dahada ileri gidilerek ergenekoncu ilan ediliyorlardı. (ne yazık ki genel merkez tarafından tekzip edilmedi)

 

 

Yapılanları Allah'a havale ederek sustuk ve gidiyoruz...

 

 

 

“Onlar sanıyorlar ki, biz sussak mesele kalmayacak.

Hâlbuki biz sussak, tarih susmayacak.

Tarih sussa, hakikat susmayacak.

Onlar sanıyorlar ki, bizden kurtulsalar mesele kalmayacak.

Hâlbuki bizden kurtulsalar, vicdan azabından kurtulamayacaklar.

Vicdan azabından kurtulsalar,

ALLAH'ın gazabından kurtulamayacaklar..."

 

 

Evet... Acılarımızı, göz yaşlarımızı, sevinçlerimizi, uykusuz gecelerimizi, sevdalarımızı, kavgalarımızı, onurlu mazimizi, unutamayacağımız bir hatıra olarak bırakıp BBP den ayrılıyoruz...

 

 

BBP bizim ONURLU MAZİMİZDİR... Ordaki bunca yıllık emeğimize, hizmetimize, Muhsin Başkan ve davamız için yaptıklarımıza karşılık tek şey istiyoruz, kardeşlik hukukumuza zarar verecek şekilde iftira atmayın, kötü söz söylemeyin yeter, başka hiç bir şey istemiyoruz. BBP de kalarak siyasete devam eden arkadaşlarımızın, Allah yollarını açık etsin. BBP den ayrılan arkadaşlarımızında Allah yollarını açık etsin... Bu güne kadarki yol arkadaşlığımız boyunca (biliriz ki, yol kardeşliği, bel kardeşliğinden evladır...) bizden yana bir hak geçmişse hakkım helal olsun...

 

 

Allah(c.c) ın birliği ve Peygamber Efendimizin(s.a.s) Risaleti dışında vazgeçilmezi ve tartışılmazı olmayanlara selam olsun...

 

 

Çekilen çilelerin buruk hüznünü yaşayan, hiç bir menfaat ve şahsi çıkar beklemeden çocuklarının ekmek parasından keserek BBP yi ayakta tutan, ocaklarımızı  bu güne kadar tüttüren, gariban anadolunun çilekeş dava adamlarını, yiğit dava adamlarını, DAVAMIZIN, SEVDAMIZIN, KAVGAMIZIN büyüklüğünce selamlıyorum...

 

Yenildik ama yorulmadık... Rabbül Alemin ömür verdiği sürece, bir elimiz geleceğin; "Büyük, Güçlü ve Muktedir Türkiye'sinde, öbür elimiz YAVUZ'un beyaz atının yelesinde" olacaktır.

 

Allah(c.c) var, gâm yok!..

 

Allah(c.c) var, ümit var!..

 

V'es-selâm...

 

Yorumlar
Yeni Ekle Ara
emrah çatlı  - helal olsun reis   |2011-07-11 15:38:03
reis çokl güzel anlatmışsın eline sağlık
Yorum yaz
Adınız:
E-posta:
 
Başlık:
Lütfen resimdeki güvenlik kodunu giriniz.

3.26 Copyright (C) 2008 Compojoom.com / Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved."