| senden önce, senden sonra Dikkat! Bu yazı spoiler içerir. |
| Emir ŞENEL | ||||||
| Yazar Emir ŞENEL | ||||||
| Pazartesi, 16 Mayıs 2011 07:36 | ||||||
|
senden önce, senden sonra
Devrimden Sonra bir yönüyle büyük bir hayal kırıklığıydı. Film sanatsal açıdan güzel, sosyalizm düşüncesinin temellerine dair fikir verme kaygısı taşıyor. Oyuncuların tamamına yakını ünlü oyuncular, her biri popüler dizilerde rol alıyor. Ama iş içeriğe gelince, biraz konuşmak gerek. Tamam filme gitmeden baştan aşağı demagoji kokacağını tahmin etmiştik. Ama idealist bir bakış açısının militarist bir bakış açısına kaydığı çok nokta var filmde. Ben bu filme niye gitmek istedim sorusunu sorduğumda ise, filmden önce ve sonra farklı cevaplar veriyorum kendime. Film, Türkiye’de bir sosyalist devrim olursa, neler değişir, halkın tepkisi nasıl olur onu anlatmaya çalışmış. Patronlar öfkeli, köylü umutlu, işçiler mutlu, hastalar sağlıklı, her şey kırmızı, elektrik bedava ve yine ülkücüler katil, dindarlar cahil. :) Sosyalist iktidar kuruluyor ve sonra yaşananlardan bazıları şunlar: Ordu Nato’dan çıkıyor. Yaşlı bir teyze artık evine fatura gelmiyor diye meraktan ölecek raddeye geliyor. Bir kiracı ile, sakallı oluşundan ve “selamun aleyküm” diye söze başlayışından bize “bakın bu adam dindar, sıkı durun şimdi ne herzeler yiyecek” mesajı verilen bir ev sahibi arasında geçen diyalog. “Artık kira ödemeyeceğim yeter bizi sömürdüğün, hükümet bildirisine göre herkes oturduğu evin sahibidir” diyen mazlum kiracı ve yine subliminal yolla bunun tabii bir hak olduğu mesajı. 18 kitap yazan profesörü öldüren, sorguda ultra hümanist bir tepkiyle karşılaşan “reis” ve dahası. Mesela o sorguda komite üyesi sorgucu ağabeyimiz şu cümleleri kuruyor “katil” ülkücüye, “sen 18 kitap yazan adamı öldürdün, hayatında 18 kitap okudun mu sen?” el cevap, “okumadım, okumam mı gerekiyor?” ve ardından bilindik edebiyat, “ülkeni sevmek öyle olmaz böyle olur, bak biz yurttaşlarımız için şunları bunları yaptık siz ancak adam öldürürsünüz.” Ülkücüler cahil, sosyalistler entelektüel. Ülkücüler kâtil, sosyalistler melekût âleminden birer nur yumakları. Böyle hiç adaletli olmuyor tabi. Bu algının Devrimden Sonrası da ötekileştirmenin, hegemonyanın kırmızı rengi olmayacak mı? Yoldaşlar, ülkücüler katilse siz de en az onlar kadar katilsiniz. Filmde atlanılan noktalardan biri bu. Tabi ki kimse yoğurdum ekşi demeyecek ama kendi değerlerini yükseltmek başka değerleri hakir görerek olmuyor, hele haksız biçimde. Hâsılı, film emeğe, sosyal adalete, ekonomik dengesizliğe, onurlu yaşama yaptığı vurgularla övgüye layık. Keşke hep bu eksende kalsaydı...
Powered by !JoomlaComment 3.26
3.26 Copyright (C) 2008 Compojoom.com / Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved." |
