| BBP BURSA ESKİ İL BAŞKANI TAHİR KAHVECİ'DEN AÇIKLAMA |
|
|
|
| Yazar nizamialem.org | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| Çarşamba, 16 Mart 2011 16:15 | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
Değerli Arkadaşlar,
Son günlerde BBP Bursa il teşkilatında yaşanan hadiseler hepimizi üzdü.Bu süreçte genel merkez ağırlıklı olmakla beraber bazı arkadaşlarla görüşmeler yaptık.Bazı arkadaşlarımızla hatta bazı ilçe başkanı düzeyinde olan arkadaşlarımızla görüşme yapamadık.Bunun için bu süreçte yaşanan bazı hadiseleri sizlerle paylaşmak istedim.Bu arada bazı toplantılarda veya bazı görüşmelerde sarf ettiğim cümlelerde vardır.Fakat dedikodunun ve fitnenin kol gezdiği bir ortamda lafa laf katanların çok olacağını düşünerek benimle ilgili duyduğunuz bir konuyu benimle paylaşmanızı talep ediyorum.Ben ne söylediysem onu söyledim derim,söylemediğim sözünde bana atfedilmesinden hiç hoşlanmam. Bu son yaşanan hadise gerekçe ne gösterilirse gösterilsin kabul edilir hiçbir tarafı yoktur. Bütün arkadaşlarımızın bu yaşanan yanlış karşısında dik durmasını,yanlışa karşı durmasını beklerdim.Ama maalesef bazıları bu süreçten kendi açımdan kişiliğinden yemiştir. Ben her zaman yanlışla mücadele ettiğimi bir kez daha hatırlatarak;bazı yanlışlarda nasıl tavırlar sergilediğimi hatırlatmak istiyorum. Şubat 2010 Tarihinde yani bir yıl önce yapılan il başkanları toplantısında gündem Kasım 2010 da yapılacak olan olağan kongrenin süresinin bir yıl uzatılması tartışılıyordu.Ben kongrenin süresinin uzatılmasının yanlış olacağını ve bu teşkilatlarda rahatsızlık yaratacağını ifade ettim.(Sonraki süreç maalesef beni haklı çıkardı.Keşke çıkarmasaydı.BBP Genel Merkezi kendi koltuğundan başka bir şey düşünmediği için bir adım sonrasını göremedi.) Sonra kongre bir yıl uzatıldı.Kongre yapılsın diyenlere de tüzük size hak veriyor bulun 221 imzayı kongre yapılsın dendi.Sonrasında kongrede aday olmayı düşünen Sn.Yavuz Ağıralioğlu imza toplama sürecine girdi.Bu süreçte doğru olduğuna inandığı çerçevede imzamı attım. İmzaların genel merkez tarafından baskı kullanılarak geri çektirilmesi,noter kanalıyla istemesi(önceden istemeyecekti),teşkilatların imza verenler vermeyenler diye ikiye bölmesi hatta arkadaşlarımız arasında veren-vermeyen,geri çeken-çekmeyen gibi bölünmelerin yaşandığı bir ortama hep beraber şahit olduk.Bu ortamda da hem genel merkez hem de arkadaşlarımızla görüşmemiz neticesinde gidişatı iyi bir gidişat olmadığını ve sürecin seçimlere giderken partimize zarar vereceğine karar verdik.Kongre talebinin durdurulmasını,notere ve mahkemeye gidilmemesi gerektiğini söyledim.Bu anlamda da ne kadar tesir ederim bilinmez ama elimden geleni yapacağımı ve seçim öncesi birlik beraberlik sağlamak için azami gayret göstereceğimi ifade ettim. Her şey yolunda giderken,birlik beraberlik içerisinde seçime hazırlanırken 5-6 ay öncesinde bir telefon görüşmesinde iki kişinin birbirleri arasındaki görüşmeleri bahane ederek Bursa teşkilatını darmadağınık etmek akılla izah edilecek hiçbir tarafı yoktur.(Telefon görüşmeleri içerisinde hakaret diye nitelendirilen sözlerin çok daha ağırını genel merkezdekilerin kullandığını da ben kulaklarımla duydum).Bu büyük bir yanlıştır ve ben bu yanlışın karşısında durduğumu bir kez daha ifade ediyorum. Şimdi soruyorum;seçim öncesi kongre yapmayalım enerjimizi seçimlere harcayalım diyenler seçim öncesinde neden teşkilatları karıştırıyorlar. Yine kongre zamanında yapılması talebimiz zamanında,bu genel merkez bir seçimi görmek hakkıdır.Bir seçime girsinler ondan sonra bakalım diyenlere soruyorum bu il teşkilatı seçimi görme hakkı yokmuydu.1996 Yılından beri yönetici olduğum Osmangazi,Nilüfer ilçe başkanlıkları yaptığım,2005 yılından beri de il başkanlığı yaptığım partimden aday olmak hakkım değimliydi.Diyeceksiniz ki aday ol.Üyeliğimi düşürme amacında olan bir parti yönetimiyle beraber nasıl seçim çalışması yaparım.Yine;"böyle bir karar almayın Bursa teşkilatı darmadağınık olur,böyle darmadağınık olan teşkilatta aday olmam" diye uyarılarım karşısında umursamaz tavırlar takınanlarla nasıl seçim çalışması yapılır. Şu gerekçe ise akıllara ziyan.Bunun seninle ilgisi yok,Sen neden üzerine alınıyorsun, diyorlar. Benim için yanlışın bana veya bir başkasına yapılmasının bir önemi yoktur.Yanlış yanlıştır. Bütün bu olan hadiseler karşısında birlik beraberlik sağlanması adına çözümler sunarken bu çözümleri hiçbir şekilde dikkate almayan,aymazlık yapan bir yönetim anlayışıyla nasıl bir seçim çalışması yapılabilir. Bu arada fesih kararından sonra görevden alınan Bursa teşkilatlarının bir açıklaması var.Şunu belirtmeliyim ki o açıklama metninin hazırlanmasında hiçbir katkım yoktur.İyi ki de yoktur.Çünkü ben çok daha ağır cümleler kurardım.Neymiş bir birimizin yüzüne bakacakmışız böyle ağır cümleler kurmamak lazımmış.Birbirimizin yüzüne bakma zorunluluğumuz yok bir kere onu belirteyim.İkincisi birbirimizin yüzüne bakacağımızı düşünen insanlar böyle hareket etmezdi.Bursa ve Bursa öncesi bazı teşkilatlarda yapılan bu fesih işlemleri BBP Genel Merkezinin teşkilatlara darbe uygulamasıdır.Namlusunu teşkilatlarına çeviren Genel Merkezi tanımam ben. Ayrıca bana daha önceleri sen CHP de olsan çoktan görevden alınırdın diyen bir genel merkez yöneticisine o zaman cevabım burası CHP değil burası BBP demiştim.(Gerçi son surat BBP 'yi CHP'lileştirilmeye devam ediyor o da işin ayrı boyutu).Hatta CHP bile bunlardan daha ahlaklı davrandı.En azından CHP genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu,partide yeri kesin olan Deniz Baykal'dır dedi ve Antalya listesini de onun yapmasını isteyeceğim dedi.Ya biizmkiler!!!! Burası Muhsin Yazıcıoğlu'nun arkadaşlarının partisi.Biz ülkede darbe yapılırsa nasıl tankın üstüne çıkarız demişsek,genel merkezin teşkilatlarına yaptığı darbe karşısında genel merkeze karşı aynı tavrı gösteriyorum. Telefonlar ayrı sokakta görenler ayrı diyor.BBP’de böyleyse gerisine ne demeli.Partiyi en zor günlerinde sırtında taşıyacaksın sonra elinde güç olanlar bir imzayla hepsini silecek. Bu arada medyada çıkanların büyük bir kısmı köşe yazarlarının yorumudur.Hatta telefon görüşmelerimizde ifade ettikleri bazı cümleleri de ben yazdırmadım.Bunları sakın yazmayın dedim. Bu köşe yazarlarından söz açılmışken,bazı köşe yazarları BBP Genel Merkezi Bursa’da ayağına sıktı diye yazmış.Esasında ayağına değil beynine sıktı.Yoğun bakım ünitesinde.Bundan sonra kurtulması da yine Genel Merkezin elinde.Ya kurtarır ya da fişi çeker.Geriye ise organların bağışlanması kalır. Bursa'da en son 29 Mart yerel seçimlerde olan bir hadiseyi paylaşıp sonra da 12 Haziran'daki seçimlerde ne olacağına dair düşünelim. 29 Mart yerel seçimlerine hazırlanırken Bursa'yı ilçe ilçe paylaşmıştık.Orhaneli,Harmancı 12 Haziran milletvekilliği seçimleri için listelerin 11 Nisan’da verileceğini düşünürsek neler olacak bekleyip göreceğiz.Ya 12 Haziran’daki sonuç!!! Onu da bekleyip göreceğiz. Bekleyip göreceğiz de yıllardır emeklerimize yazık oluyor ona üzülüyorum.
TAHİR KAHVECİ BBP BURSA ESKİ İL BAŞKANI
Powered by !JoomlaComment 3.26
3.26 Copyright (C) 2008 Compojoom.com / Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved." |
||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||



