Pazartesi, 21 May 2012
 
 

Arama

En Son Yorumlar

Kardeş Siteler

Yavuz Ağıralioğlu
Tacettin Dergahı
Haber Hilal
Kırk Ambar
Birlik Sağlık-Sen
Birlik Eğitim-Sen
boş
Diğer Kardeş Siteler İçin Tıklayın

Anketler

Muhteşem Yüzyıl dizisi için ne düşünüyorsunuz?
 

Yavuz Ağıralioğlu'ndan Kontenjan Söylentilerine Dair Sert Açıklama... PDF Yazdır E-posta
Okunma Sayısı: 6947
Yazar Fahri BOZGEYİK   
Pazar, 20 Şubat 2011 22:12

 

 

 

 

- Türk Siyasetinde sayısal olarak mütevazı bir yeri olan BBP, seçime az zaman kala neler yapıyor?

 


 

BBP, elindeki tüm imkânlarla güçlü ve müreffeh bir ülkenin inşası için, sorumluluk alabilmenin hazırlığını yapmaya çalışıyor. Kolay değil, siyaset bugün sadece erdem ile yapılabilen bir mâhiyet arz etmiyor. Her zamankinden daha fazla olarak maddî gücün, manipülâsyonun, diğer tarafı ile de etki mekanizmalarına hâkim olanların illüzyonundan beslenilerek yapılıyor, siyaset.

 

Her iki seçmenden birinin oyunu alabilme siyasi başarısını, tamamen dış güçler, gizli pazarlıklar, lobicilik ve gizli anlaşmaların sağladığı siyasî ve ekonomik nüfuza bağlamak kolaycılığı da, muhalefeti iktidara alternatif olabilme muhasebesini yapmaktan alıkoyuyor. Dolayısı ile pek bir şey değişmiyor, bu seçim itibarı ile de değişmeyecek gibi duruyor.

Bir dip dalgası oluşturabilir miyiz hesabı yapıyoruz, arkadaşlarımızla? Ümitleri inkisâra uğramış bir koca câmia var. Ham hayal kurmadan, mübalağa yapmadan, korkmadan, şahsî heveslerimizi, milletin, devletin geleceğinin tuzağı haline getirmeden bir gelecek kurgusu oluşturmaya çalışıyoruz.

Bu çok uzun konuşmamız gereken bir konudur, burada ifade etmeye çalıştığım her konu müstakilen birer röportajla mesele edilmeli. Umutluyuz. Devletin de, milletin de geleceğinden umutluyuz. Güçlü yarınlara dev bir aile olarak girmek istiyoruz. İddia sahibi olanlar bütünleştirerek yürürler. Burayı vatan bilen herkesin, kardeşçe yaşayacağı bir Türkiye idealini dünya tasavvurumuzla buluşturacağız. Özellikle hafızalarımızda tutmamız gereken şudur. Türk Milleti ve Devleti bu dünyanın en pahalı coğrafyası üzerindedir, dolayısıyla çevresinde gelişen bütün hadiselere ve meselelere karşı kayıtsız kalamaz. Türkiye kendi içinde ve etrafında meydana gelen meselelere çözümle gitmez ise etraf Türkiye’ye problemleriyle geliyor. Zannediyorum önümüzde ki dönem siyasetimizin parolalarından birisi bu olacak.

 

BBP sayısal varlığı ile değil ama siyasal varlığı ile bir umut kıvılcımı olmaya, bu kıvılcımı milletin geleceğinin teminatı bilecek bir kararlılıkla kadrolarını milletle buluşturmaya çalışıyor. Yani en azından, gereksiz bühtan ve istihzalara rağmen ben ve arkadaşlarım böyle bir gayret içerisindeyiz.

 

- DDK raporu ile ilgili düşüncelerinizi alabilirmiyim…


 

Ben ve arkadaşlarım helikopterin düştüğü andan bu günlere kadar, tahammülün bütün sınırlarını zorlayarak, olanı biteni itidalle, sabırla izledik. Bu mevzudaki hassasiyetimizin önemli bir kısmını parti içi mücadeleye Muhsin Başkanı alet ediyormuş görüntüsü ve nezaketsizliğine sebep olmamak oluşturuyor. Mümkün mertebe kapalı toplantılarda, camiamızla istişarelerimizde dile getirdik endişelerimizi, ikazlarımızı. DDK raporu açıklandıktan sonraki bir haftayı da Genel Merkezin anlaşılmaz sükûtunu, itidalini izleyerek geçirdik. Gelinen son noktada her türlü politik mülâhaza ve parti içi mücadeleden bağımsız olarak süreci bütün detaylarıyla konuşmaya karar verdik. İlerleyen günlerde bu mevzudaki kanaatlerimizi teşkilatlarımızla ve camiamızla paylaşacağız.

 

DDK Raporunda açıklanan hususlar genel merkezin yakın zamanda öğrendiği şeyler olabilir. Arama kurtarma bölgesine gitmiş, arama kurtarmadaki rezaleti, kabahati, manipülâsyonu ilk günden itibaren görmüş ve haykırmış her teşkilat mensubunun o günlerden beri bildiği şeylerdi. Mevcut divandan Hakkı Öznur ve Ahmet Şanverdi’nin, hükümeti itham edici açıklamalarının geri planında arama kurtarma çalışmalarındaki rezalete dair şahitlikleri yatmaktadır.

Helikopterin düştüğü andan itibaren, yapılmış açıklamalarla alakalı bir tarama yapıldığında iki yılın hülâsası şudur: Parti genel merkezi, sürece hükümet yetkilisi yahut bürokratı gibi nezaret etmiştir.

Bu hususla alakalı kullanılan siyaset dilinin ölçüsü, vakarı, gayesi camianın beklentileriyle örtüşmemiştir. Bunları ifade ederken hukuk dışı yollara tevessül etmekten, her önümüze gelen hükümet yetkilisine saldırmaktan bahsetmiyorum tabii ki. Açıklanan raporda dile getirilen ihmaller vuku bulduğunda şu andaki mevcut hükümet Uganda’da hükümet etmiyordu.

Raporda iddia edilenler gerçekse hükümet, değilse Cumhurbaşkanlığı makamı töhmet ve zan altındadır. Her iki durumda da bu bir skandaldır. Görüntü en hafifi ile Muhsin Başkanımız ve Dava Arkadaşlarımız üzerinden bilek güreşi yapılıyor hissiyatı uyandırmaktadır. Sadece bu bile, kabul edilemez bir nezaketsizlik ve ciddiyetsizliktir. Bu rapor herhangi bir demokratik hukuk devletinde hükümeti düşürecek kabahatler içermektedir. Açıklanan rapordaki rezalete rağmen, hükümetin mevzuya dahli, Cumhurbaşkanlığı DDK’sını iş bilmezlikle itham etmek olmuştur. Mevzunun özel yetkili savcıdan daha mühim olan tarafı burasıdır. Hukukî soruşturma kısmı aileler tarafından zaten yürütülmektedir. Biz mevzunun siyasî soruşturma kısmının lâyık-ı vech ile yapılamadığından muzdaribiz. Çünkü hukukî soruşturmanın arkasında sağlam bir siyasî irade gerekmektedir. Süreçle alakalı yetkili ağızlardan yapılan ve yapılmayan açıklamalar bu inancımızı teyit etmektedir. Bir tarafında Hükümetin, bir tarafında bürokrasi ve istihbarat kurumlarının, bir tarafında parti genel merkezinin yer aldığı bu fotoğraf, camiamızın bütün iyi niyetlerinin hilafına, hafızalarımıza bir acziyet resmi olarak kazınmıştır.

 

Helikopterin düşmesi aksi ispatlanana kadar suikasttır, aksi de ispatlanabilir. Lâkin arama kurtarma faaliyetlerinin ise kesin bir şekilde suikast olduğu perçinlenmiştir. DDK Raporu bunu ifade etmektedir.

 

Devlet, devlet olmanın ciddiyetini ve sorumluluğunu taşıyamamıştır; hükümet, hükümet olmanın gereğini yapmamış, ahlâkını taşıyamamıştır; Parti Genel Merkezi, iki yıldır yaşanan rezalete sitayişle, teşekkürle, muhabbetle, teveccühle ve kabul edilemez bir siyasî ulûfe beklentisi ile nezaret etmiştir. Bu gidişattan endişelerimiz var.

Dava arkadaşlarına yapılanın siyasî hesabını dahi soramayanların, otuz yıllık terörün hesabını sorarım edasıyla siyaset arenasında arzı endam ediyor olmasının hiçbir karşılığı yoktur. İşin en feci kısmını arz ediyorum, Yalçın Bey’in bir canlı yayında “suikast olduğunu ispatlasınlar, gereğini yapmazsam etek giyerim” sözü, Büyük Birlik Hareketi’nin siyasal omurgasının helikopter düştüğü andan itibaren niçin kırık olduğunun ifşâıdır…

 

Ayrıca şerh etmemiz lazım ki BBP Genel Başkanlık makamı ile eteğin aynı cümlede telaffuz edilmesi mümkün değildir. Muhsin Başkanın otuz beş yıllık arkadaşı olduğunu iddia edenlerin, bilmeleri gereken asgari hususlardan bir tanesi budur.

Mevzuyu çok uzatmayalım, bu hususta konuşacaklarımızı bütün tafsilatıyla camiamızla paylaşacağız.

Davanın hatırını her hatırın üstünde tutuyoruz. Önümüzde seçim var,  bütün zorluklarına rağmen, süreci hem partimize, hem seçim sürecine, hem birlik beraberliğimize halel getirmeyecek şekilde yönetmeye gayret ediyoruz. Tabi Muhsin Başkan ve Dava Arkadaşlarımızın vefatları ile devamında yaşananların vuzuha kavuşmasının BBP’nin birinci meselesi, namus borcu olduğunu unutmadan, unutturmadan.

 

- Seçime dair bir ittifak beklentisi…


 

Hayır, birkaç hususu izah etmeden bu suale cevap vermeyeyim.

BBP, bu seçim hukuken ittifak yapamaz. Yasal olarak seçime girmek zorundadır, aksi hâlde parti iki kez tekraren seçime girmediği için kapanıyor. Hülle yapılarak atlatılamayacak bir travmanın içerisinde, bundan daha önemlisi kendini ve sözünü, amblemi ve partisi ile millet vicdanına götürmek zorunda bu hareket.

Evvelen BBP, sadece Muhsin Yazıcıoğlu’nun kendi ismi, hücceti ve iradesi ile oluşmuş ve onunla bitecek bir hareket ve parti midir? Yoksa iddiasını şahıslardan bağımsız bir fikrin müdafii olarak taşıyor olanların davası mıdır, bunun da görülmesi, gösterilmesi gerekiyor.

İttifak söylentileri, hareketin komuta kademesinin siyasî ihtiraslarından veya heveslerinden kaynaklanmıyorsa, aslında partiye canlılık katabilir bir müddet. Bu biraz partiyi cazibe ve güç merkezi haline getirme enstrümanı gibi kullanılabilir. Bu genel merkezin siyasî hırsından kaynaklanıyor; teşkilata rağmen gizli bir mutabakatın, pazarlığın dışa dökülenleri ise, hem teşkilat açısından hem de tüzel kişiliğin kamuoyunda ki vakarı bakımından zafiyettir.

Sualinizin içinde AKP ile bir seçim anlaşması var mı tonlaması mevcut?

Biz, Yalçın Bey’le Büyük Kurultay delege imzalarının krize dönüştüğü, dönüştürüldüğü sürecin nihayetinde MKYK toplantısında, bildiğiniz gibi bir mutabakata vardık. Seçime az bir zaman kala, noter ve mahkeme yoluyla partiyi bir iç kanamasına sebep olarak kongreye taşımak istemediğimizi beyan ettik. Büyük Birlik Hareketi kontenjan partisi hüviyeti ile değil, Muhsin Yazıcıoğlu’nun yokluğunda kendi adaylarıyla ispatı vücut yapmak zorundadır, dedik. Kongre talebimizi BBP seçime kendi amblemi ile girmesi karşılığında, yani hülle yolu dâhil bütün ittifak, kontenjan ve tedaileri gündemden kalkar ise seçimden sonraya tehir edeceğimizi, bunu da camianın bütünlüğünü muhafaza etmek için yapacağımızı ifade ettik.

 

Yalçın Bey’in kendi amblemimiz ile seçime girme sözünü, verdiği sözleri ile alakalı kötü tecrübelerimize rağmen, vebalini ve mesuliyetini yine kendisine bırakarak kabul ettik.

Bütün açıklığı ile ifade edersek parti seçime hilâl ve gül amblemi ile girerse, kongre talebimizi seçimden sonraya tehir edebileceğimizi söyledik. Bu hususta şu sıralar siyasî kulislerde konuşulan hiçbir pazarlığın ne öznesi ne nesnesi konumundayız. Parti Başkanlık Divanı, açıklanan bu raporu da göz önüne alırsak bu tarz bir kontenjan beklentisini kendileri de zül addetmelidir.

Bu arkadaşlarımız her şeyi dört başı mamur yapamıyor olabilirler. Siyasî olarak yanlış yapıyor olabilirler. Beğeniriz, eleştiririz, kızarız. Bunlar başka şeyler. Bu raporda ortaya dökülen rezaletin sonrasında, BBP Başkanlık Divanı içerisinde, Muhsin Yazıcıoğlu ve Dava Arkadaşlarımızın kanı ile milletvekili mazbatasını takas edecek, şerefi, izzeti satılık bir tane arkadaşımız yoktur diye düşünüyorum, düşünmek istiyorum.


 

- Siyasî öngörüleriniz, önümüzde ki döneme dair siyasî okumalarınız neler başkanım?


 

Türkiye ciddi bir enerji birikimi üzerine oturmaya, oturtulmaya çalışılıyor. Bilinen bütün siyasî kalıpların dışında bir alana doğru yol alıyoruz. Her şey yeniden tanımlanıyor ya da konumlanıyor.

Devlet, hükümet, yargı, ordu, sermaye, siyaset/uluslar arası ilişkiler, devletlerin nitelikleri, baskın özellikleri, temsil düzeyleri gibi akla gelebilen, üzerine bütün siyaset paradigmasının oturtulduğu kavramların ya içleri boşaltılıyor yahut bu kavramlar yeniden tanımlanıyor.

Bu değişimin bizi taşıyacağı yeni rolü kendimiz mi yazıyoruz, yoksa yazılmış rolü mü oynayacağız? Problem ifade edilmese de, bu sorunun cevabı siyasetin taraflarını belirleyecek. Siyasî olarak müdafii olduğumuz fikri ifade ederken durduğumuz yerden, millet ya da devlet için mevzilendiğimiz konumdan, gerekçelerimizi ifade ederken kullandığımız siyaset dilinden, bağımsız olmayacak tabii ki önümüzde ki dönem.

 

- Seçim sonuçları itibarı ile ne görüyorsunuz?


 

Oluşturulmaya çalışılan hâkim siyasî kulis iki partili bir meclis tasavvur etmektedir. Sağın bütün tonlamaları ile bir blok, solun bütün tonlamaları ile karşı blok olduğu bu meclis tasavvuru başkanlık hesabının matematiğini oluşturmaktadır. Tafsilatına girmeksizin ifade edelim ki BBP kurallarını bilmediği ve kendisinin belirlemediği bir siyaset oyununun figüranı değildir ve olmamalıdır.

Seçim sonuçlarının matematiğinden daha ehemmiyetli bulduğum bir husus var.

İktidar, muhalefet muhtevasızlığından güçlenerek çıkmayı maharetle biliyor. Muhalefetin siyasî dili başlı başına bir konferans mevzuudur.

Sanki iktidarı bulunduğu yere perçinlemek gibi bir gayeye matuf açıklamalar, polemikler, tartışmalar yapılıyor. Takdir edersiniz ki muhalefet biraz da eleştirmenin kolaylığı, sorumluluk taşımamaktan kaynaklanan yetki hafifliği ile pekâlâ güzel konuşabilir. Muhalefet güzel konuşmanın, iktidar güzel yapmanın yeridir. Hâkim görüntü şu anda muhalefet felaket kötü konuştuğu için, iktidar güzel yapmak yerine güzel konuşarak memleketi idare ediyor. Güzel kelâm muhalefeti besleyebilir. Lakin güzel kelâm iktidar için, milletin ihtiyaçlarını karşılayabileceği bir enstrüman değildir. BBP önüne bakıyor, geleceğe umut taşıyor. Hem muhtevalı konuşmak hem de konuştuklarını millet iradesiyle buluşturmak istiyor. Bu da BBP’nin imtihanı.

 

Burada siyasetin bu alternatifsizliği içerisinde bizim durduğumuz yer, yarın memleketini mukaddes bir emanet gibi omzunda taşıyacak bir siyasal kadroyu oluşturmanın ve milletle buluşturmanın yeridir. Bu gayret içerisinde, ben ve arkadaşlarım, şimdiye kadar “söylenmiş sözün” bedelini tahsil etmeye kalkanlardan farklı olarak, bedelini ödeyeceğimiz sözü söyleyeceğiz. Bizim kuşandığımız gayret uzun bir mücadelenin yola koyulma hazırlığıdır.

 

Ortaya koyduğumuz irade diğer bir tarafı ile, millet sevdasını zindanlarda hıçkırıklarla bestelemiş mazlum bir hareketin, yarım kalmış mücadelesini tamamlamak adınadır. Kötülüğü engellemek için doğmuş ve bedel ödemiş hareketin bayrağını, iyiliği emretmek noktasında teslim alacağız. Muvaffak olabilirsek, bu milletimiz için de, camiamız için de iftihar vesilesi olacaktır.

 

Ülkücü, Milliyetçi camia mevcut hükümetin siyasal alternatifsizliğinin mesuliyetini tarih önünde de, milleti önünde de omuzlarında taşımaktadır. Daha net ifade edersek, bu sorumluluğu taşıyamadığı için siyaset bu vasata sürüklenmiştir. Ülkücülük ve Ülkücüler devri iktidarlarında siyasetin bütün enstrümanlarını kullanarak, yetmiş iki milyonun umudu olarak, milleti ve devleti taşıyacak yegâne kürsü olamamışlardır. Kendimizi de bu mesuliyetten ayırmıyorum, bu vebale biz de ortağız.

İnanıyorum ki, ülküsü olanların, ülküsünün ahlâkını taşıyacak olanların, milletinin güçlü yarınlarına hizmet edecek olanların, çıkacağı bir yolculuk, varacağı bir menzil mevcuttur. Böyle bir ülkünün sevdasıyla yeniden Bismillah diyeceğimiz günlerin arefesindeyiz.

 

Allah (c.c.) kalbimizde olanı hayırlı etsin, hayırlı olanı kalbimize koysun. Yol O’nun, varlık O’nun…

 

 

BBP MKYK üyesi ve Genel Başkan Adayı Sn. Yavuz AĞIRALİOĞLU ile yaptığımız röportaj devam edecek…

 

www.haberhilal.com

 

 

 

Yorumlar
Yeni Ekle Ara
MELİK AKBAŞ  - YAVUZ BAŞKAN ADININ YAKIŞANINI YAP ECDADIMIZA LAYI   |2011-03-06 14:22:32
SAYIN YAZUV BAŞKANIM SENİN VERDİĞİN SÖZ DOĞRULDTUZUNDA HAREKET EDİP BU
SEÇİM İPİN TOPÇUYA GENE OY VERCEĞİZ OYUMUZ NAMUSUMUZ VE ŞEREFİMİZDİR
AMA BUNU BİLKİ ÖNCE YAZICIOĞLU ŞEHİDİMİZ SONRA SEN DEĞERLİ BAŞKANIMIZ
OLDUĞUNDANDIRKİ BİZ HİZMETİMİZE DEVAM EDİYORUZ BU PARTİYİ EN KISA
SÜREÇTE ALKİ BİZİ ONURLANDIR SAKIN OLAKİ DÜŞÜNME BİZİM VEKİL MEBUS
BEKLENTİMİZ YOK BÜYÜK BİRLİK ADI OY PUSULASINDA OLMASI BİLE BİZE ONURDUR
AMA BUNUDA UNUTMAKİ BİZLER YANİ GERÇEK ALPERENLER SENİ EĞERKİ PARTİNİN
BAŞINDA GÖRMEZ İSEK BAŞKA BİR ŞEKİLDE DAVAMIZA DEVAM EDECEĞİZ ALLAH YAR
VE YARDIMCIN OLSUN
Ali KORKMAZ  - EMANETİ NAMUSUMUZDUR...   |2011-03-04 19:46:16
ŞEHİT LİDERİMİZ MUHSİN YAZICIOĞLU'NUN EMANETİ OLAN BÜYÜK BİRLİK
HAREKETİ BİZİM NAMSUMUZDUR.BİZLERİN HEZEYANINI DİLE GETİREN YAVUZ
BAŞKAN'A ÇOK TEŞEKKÜR EDİYORUM.NEDENDİR BU MİLLETVEKİLLİĞİ
HESABI?HANİ NEREDE BİZDE VEFA ?VEFA BOZACININ MI ADIYDI SADECE?
MEHMET KADİR YILDIRIM   |2011-02-25 11:31:25
Yavuz Ağıralioğlu'nun ismini son dönemlerde duymaya başladım ve dikkatimi
çektiğinden dolayı hakkında biraz araştırma yaptım. Elde ettiğim her
bilgiyle kendisine olan sempatim artmaya başladı. kendisi İslami, milli ve
yerli misyon ve vizyona sahip olmasıyla birlikte bilgi, birikim ve
tecrübesiyle kendisini yeterince ispatlamıştır. Muhsin Başkan'ın ardından
bu şerefe layık olarak gördüğüm 2 insandan birisidir. (Diğeri Lütfü
Şehsuvaroğlu)Bendeniz ise uzun seneler ülkü ocakları yapısında yer
almış ve ayrılmış fakat bir türlü ilişkilerim olmasına rağmen BBP veya
Alperen ocaklarında yer alamamış birisi olarak eğer Yavuz Ağabey
başkanımız olursa ardından her türlü fedakarlığı ve cefakarlığa talip
olacağımı bildirmek istiyorum. Şu an kütahya'da okumaktayım lakin buradaki
yapı dağılmış durumda A.O. kapanmış, BBP il teşkilatı olamsına rağmen
mevcut yerleri yok. başkanım buralarıda şereflendirmeni ve haraketlendirmeni
bekliyoruz. Kendi ve bir grup islamcı-milliyetçi adına bunları belirtmek
istiyorum.

Başlasın Akınlar..
ALİ TARIK   |2011-02-25 11:29:27
Allah'ın izni ile Elif dedik başladık. Birdik, bin olduk,
binlerimiz
onbinler, yüzbinler, milyonlar olacak. Bir davaya inandık.
Üstad'ın dediği
gibi, yanımızda kim var kim yok diye bakmadık. Doğru
bildiğimiz yolda BİZ VARIZ dedik ve yollardayız. Şükürler olsun bu
kervanı Rabbül Alemin
desteksiz bırakmadı ve ilerliyor. Ve inşallah hedefe
varacak. Varmasa da karınca misali bu kutlu davaya hizmet ederken, Mevlana'nın
Şeb-i Arus(Düğün Gecesi) dediği vuslata ermenin sevincini yaşayacağız.
Muhsin Başkan, O'na kavuşmak istedi, istediği gibi de oldu. Mezarına
konmadan milyonlarca insan, milyarlarca dua ile Başkanımızın mü'min
olduğuna,muvahhit olduğuna, iyi bir insan olduğuna şehadet etti. Böyle bir
cenaze bu dünyada bir daha birisine nasip olurmu ancak Allah bilir. Şimdi bir
genel tekrar gibi düşünün ve 1992'deki gibi yeniden ELİF dedik. Geldiğimiz
noktayı değerlendirdik. Sonrasında BE'ye, TE'ye geçecek ve inşallah bu işi
hayırlısı ile başarı ile sonlandıracağız. Bize inanan inanmayan herkes
bilsin ki, HER ŞEYİN EN İYİ İLACI ZAMANDIR.
Zamanla, bir bir bütün
sorunların üstesinden geleeğiz Allah'ın izni ile... Azim, gayret ve
kararlılıkla çalışacak ve sonunda da Allah'ın izni ile
başaracağız.

Başaramasak da yolunda öleceğiz...
parya   |2011-02-25 11:26:39
dar alanda basit ve kısa paslaşmaların adamı,camia içi
kısır
çekişmelerin bir figüranı olmayacak kadar lider ışığına ve
rasyonel
siyasi analiz yeteneğine sahip bir kimlik yavuz ağıralioğlu....
kendisi ile tanışma;zeka ve yeteneğini gözlemleme fırsatım olmuştu...az
gelişmişlik içinde geri bırakılan toplumumuz yavuz ağıralioğlunu
algılayabilecek
kapasiteye sahipmidir emin değilim ama gerçekten ben gayet
''emin'' bir zat olarak müşahade ettim kendisini.kirlenmiş ve mide
bulandırıcı siyasetin içinde gayet ''emin'' ve entellektüel bir obje olmak
o kadar büyük meziyet ki.hadiselerin seyri imkan tanırsa bu millet için
fırsat olacak potansiyelde ağıralioğlu.
DADAŞ RIZA   |2011-02-25 11:19:17
YAVUZ BAŞKAN BU PARTİDE ÖNEMLİ KİŞİLERDEN BİRİDİR.. TÜRKEŞ
İÇİN
RAHMETLİ BAŞKURT MUHSİN BAŞKAN NASILSA,, MUHSİN BAŞKAN İÇİN DE
YAVUZ
BAŞKAN AYNIDIR.. MUHSİN BAŞKAN TÜRKEŞİN HEP BİR ADIM ARKASINDA
NASIL
YÜRÜDÜYSE,, YAVUZ BAŞKANDA MUHSİN BAŞKANIN HEP ARKASINDA
YÜRÜDÜ...ONUN
HEP ARKASINDA DURMUŞTUR.. YAVUZ BAŞKAN GEREKTİĞİ ZAMAN
MASAYA YUMRUĞUNU
VURMUŞTUR... ONUN İÇİN BÖYLE BİR ADAMA YAKIŞIR ANCAK
BAŞKANLIK.. ALLAHIN
İZNİYLEDE OLACAK.... YALOVADAN DADAŞ RIZA
rıfat çakal  - geleceğin başbakanı   |2011-02-23 05:33:19
muhterem başkanım gündemle alakalı açıklamalarınızı bekliyoruz ALLAH
MUVAFFAK ETSİN dua ve selam ile rıfat çakal veteriner hekim bbp ihsaniye
ilçe başkanı
TUNCAY  - SERZENİŞİM   |2011-02-23 01:28:16
Çokta aykırı bir yorum değildi dün yazdıklarım.Ancak Yavuz başkanı
övme niteliğinden çok BBP gerçeğine temas etmiştim oysa..Ve bu yazdığım
ancak sizin yayınlamadığınız yorum Yavuz Başkanın açıklamalarını
destekler nitelikliydi.Sanıyorum ara nüanslara takıldınız..oYSA Bu
nüanslarla hiç bir ARTNİYET yada inanın hiciv kastıM OLMAMIŞTI..Zira Yavuz
Başkanı sevenlerdenim..Ve size tavsiyem burada yayınlayacağınız yorumları
tasnif ederken içinde küfür yada hakaretin olmadığı yazılar aleyhte bile
olsa yayınlamanız yönündedir.Yani 2629 yazı için bu kadar yorumu az
buldum.ya üstteki yazı şişirme yada yorumların makaslanmış olan kısmı
oldukça fazla.Selam ve muabbetle bir dost edasıyla yazdıklarımdaki sürçi
lisan için binbir özür..
TAYFUN CANSIZ  - TEVAZUU VAKAR   |2011-02-23 01:14:41
ÜZÜLEREK BİR ŞEY PAYLAŞAYIM ARKADAŞLAR!!!
Rahmetli Genel
Başkanımızın RAHMET İ RAHMAN A yürümesinin ardından, (ben antalyadayım
antalyada olanı biliyorum) bu günkü genel başkan antalya falez kavşağında
genel merkez delegeleri ile kaç saat görüştü? aynı genel başkan kaza dan
sonra vakarlı olmaktan bahsederken hangi vakardan bahsediyodu onu merek
ediyorum, tevazuu ve vakarlılığı YAVUZ AĞIRALİOĞLU göstermiştir şu
söyleşide, kırmadan, kırılmadan,eğilmeden, RABBİM MUVAFFAK KILSIN
İNŞAALLAH.....
Kürşad   |2011-02-22 10:52:31
ekseri ulemanın ahir olduğunu bildirdiği bedbin bir
zamanda;milliyetçi
mukaddesatçı türk entelijansının artık necip
fazıllar,cemil
meriçler,dündar taşerler,arvasiler,serdengeçtiler yerine
yenilerini ikame edilemediği bir dönemde;bir mütefekkir kadar bilge ve hamasi
olmaktan çok analize dayanan birikimini lider karizmasıyla meşrebinde
meczeden ve zeka dolu hitabetiyle meziyetlerini süsleyen ağıralioğluna
duyulan ihtiyac büyüktür.bu büyüklük kanaatim odur ki harekettende büyük
toplumsal bir
ihtiyacdır.mütefekkir said nursinin siyasetten ve şeytandan
allaha
sığınmasına sebep olan;enaniyeti yenmesi takdirinde
ağıralioğlunun özlem
duyulan siyasi bir isim olması türkiyede ve dünyada
hadiselerin akışıda el
verirse mümkündür.bu akışda şüphesiz
önemlidir necip fazılın bir
eserinde napolyonun şu sözüne yer vererek ''
fransız ihtilali olmasaydı napolyon emekli albay olarak ordudan ayrılırdı''
işaret ettiği gibi tarih
yazanların,cevherlerin ortaya çıkmasıda ancak
ilahi iradeyle yaratılan
hadiselerin gelişimi ve cevazıyla
mümkündür.inşallah bu cevaz verilirde
yavuz ağıralioğlu toplum için
elif der ve cevherinden Müslüman Türk
toplumu mahrum kalmaz.

muhabbetle.
Mustafa  - Muhsin Başkanın Şehadeti   |2011-02-22 04:02:18
"Bu mevzuda biz sükût ederiz, sükûtumuzun çığlığı altında
kalırlar! Susarız, suskunluğumuzun arkasından çıkan çığlığın
altında kalırlar!
Kelâm bu işi yorar, kelâm bizim kalplerimizi de yorar.
Kelâm bu işlere fazla lükstür! Biz bu işte netice bekliyoruz… Netice
alınasıya kadar da kelâm etmemek gibi bir tavrı göstermek daha makbuldür.
Çünkü artık söz yalama olmuştur, sözü israf etmeye gerek
yoktur!"
YAVUZ AĞIRALİOĞLU
haşim aykurt   |2011-02-21 18:03:46
bu kutlu davada rabbım yar ve yardımcımız olsun bızım duygularımızı
ıfade etmışsın . HAREKETE YAVUZ GEREK DIYORUM...
Anonim  - MİİLETİN GÜCÜ   |2011-02-21 16:25:15
RABBİM BİRLİĞİMİZİ DİRLİĞİMİZİ BOZMASIN RABBİM YOLUMUZU YOLUNUZU
AÇIK EYLESİN EMANET YÜKÜ HAK ETTİĞİ ŞEKİLDE TAŞIMAYI NASİP ETSİN
MEHMET TOSUN  - BU DAVA BİZİM DAVAMIZ SAHİPSİZ KALMAYACAK   |2011-02-21 14:29:14
DEĞERLİ KARDEŞİM YAVUZ BAŞKAN YUREĞİNE SAGLIK GERÇEKLERİ KONUŞTUGUNUZ
İÇİN TEŞEKKÜR EDERİM.ALLAH RAZI OLSUN SİZDEN.BİLİYORUM Kİ BU YOLDA
MUCADELENİZİ SÜRDÜRECEKSİNİZ.İNAN BANA BU KUTLU YOLUN SONU ACIK VE
AYDINLIK OLACAKTIR.RAHMETLİ GENEL BAŞKANIMIZ MUHSİN YAZICIOĞLUNUN KURMUŞ
OLDUĞU BBP TEMSİLCİLERİYİZ BİZLER BU YOLDA İLERLEYECEĞİZ KİM NEDERSE
DESİN SİZ YAVUZ BAŞKAN OLARAK YILMADAN ÇALIŞMAYA DEVAM EDERSENİZ BİZLERDE
DESTEKLİYECEĞİZ SİZİ... S.A
mehmet  - YÜREĞİNE SAGLIK YAVUZ BAŞKAN   |2011-02-21 14:20:51
YOLUNUZ AÇIK AYDINLIK VE BAŞARILARINIZIN DEVAMINI DİLERİM.CAMIAMIZ SİZİNLE
BERABERDİR BERABER OLMAYA DEVAM EDECEKTİR.SIZLER RAHMETLİ GENEL BAŞKANIMIZIN
YOLUNU DEVAM ETTIREKCEKSINIZ BEN BUNA INANIYOR VE GÜVENİYORUM... SAYGILARIMLA
SELAMINALEYKÜM.
mustafa KILIÇ  - düşünerek adı atalım   |2011-02-21 12:13:43
kontejan istemek türk milletiinin geleceğini ipotek altına almak
olur.u
zaten BBPe yapılmak istenende bu dur.bununda anlamı 2 geri bir ileri

sonunda kişiliksizleştrip parçalamak yok etmek.(kullanarak yok etmek)

tarihden biz ders çıkarmazsak kim çıkarak.selmlar.
RÜSTEM SELÇUK   |2011-02-21 11:07:37
ağzınıza yüreğinize sağlık,duygularımızın tercümanı olduğunuz için
allah sizden razı olsun ALLAH yar ve yardımcınız olsun
Serkan AKKUŞ  - DAVAMIZA SAHİP ÇIKMALIYIZ.   |2011-02-21 03:14:41
Koltuk uğruna nefis yaparak kontenjan istemek bu davaya en büyük
hakarettir.Uğruna Liderimizi ve dava arkadaşlarını şehit verdiğimiz
BÜYÜK BİRLİK HAREKETİ canlanmalı AYAĞA KALKMALI...
Yorum yaz
Adınız:
E-posta:
 
Başlık:
Lütfen resimdeki güvenlik kodunu giriniz.

3.26 Copyright (C) 2008 Compojoom.com / Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved."