| LİDER BİLDİĞİM İNSANIN ŞEREFİNE KEFİL OLABİLMELİYİM! |
|
|
|
| Yazar Yönetici | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| Cumartesi, 25 Eylül 2010 23:38 | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
LİDER BİLDİĞİM İNSANIN ŞEREFİNE KEFİL OLABİLMELİYİM!
BBP’de olanlar hepinizin de malumudur. 5 Haziran tarihinden bu tarafa o kadar keskin bir viraja girildi ki git git bitmiyor viraj, sonunu bir türlü getiremedik.
Kim bilir belki de birileri bu dönemeç bitsin istemiyorlar.
BBP tabanının böyle cenderede durması onların işine geliyor olabilir. Aklı başında biri çıkıp direksiyonu biraz düzeltse ilerdeki şose yoldan bir müddet sonra ana caddeye çıkılacağından o kadar eminim ki.
Ama anlamıyorum veya anlayamıyorum. Hadi birileri bu dönemecin nihayete ermesini istemiyor olabilirler ancak bu dönemeç bitsin diye ortaya mertliğini, şerefini koyan insana ne oluyor? O neden şerefini böyle tartışmaya açtırıyor?
Beni bilen bilir, ta başından beri Sayın Yalçın Topçu’nun etrafında bir sonraki kongreye kadar kenetlenmemiz gerektiği hususunun altını defalarca çizmiş biriyim. Üzülerek söyleyeyim ki Sayın Yalçın Topçu ve ekibi bu beklenilen kenetlenmeyi başaramadı. Bırakın kenetlenmeyi etrafında durmak isteyenleri dahi bir şekilde yanından uzaklaştırdı. Bu tarz bir siyaset hiçbir zaman geçer akçe olmadı olacağını da tahmin etmiyorum. Bu tip bir yola girmiş siyasinin sonu hüsrandır.
İşte bir kısım BBP’li bu hüsranın farkında olmuş olacak ki tez elden bir kurultay istiyorlar. Kurultay için de Sayın Yalçın Topçu’nun ortaya şerefini koyarak sürdüğü şartı yerine getirerek istiyorlar.
Sayın Yalçın Topçu’nun şartı 221 imza iken bu dostlar 242 imza sundular genel merkezimize.
O saatten sonra yapılması gereken Kurultay süreci takviminin çalıştırılması idi.
En azından bizler bunu bekliyorduk.
Ne yapıldı?
Araya hatırlı dostlar düşürülerek atılan imzaların geri alınması noktasında manevi baskı ortamı oluşturuldu.
Kaç imza çekildi o da belli değil?
Sonra Sayın Metin Gündoğdu imza sahiplerini arayarak isimlerine verilmiş imzaların kendilerine ait olup olmadıklarını nezaket sınırlarını bayağı bir zorlayarak sormuş. Bir partinin Genel Başkan Yardımcısı olacaksınız ve üst kurul delegenize sokakta ki Mehmet Ağanın adres sorduğu gibi sual soracak sonra her hangi bir hoş kelam etmeden Üst Kurul Delegenizin suratına telefon kapatacaksınız.
Ayıptır!
Artık bu işin hakkını verin. BBP’yi ve Muhsin Yazıcıoğlu’nun emanetini Mahkeme kapılarına, Noter kapılarına düşürmeyin.
Allah muhafaza Saadet Partisinin yaşadığı Kayyum zilletini yaşatmayın.
Gelin Kurultay kararını açıklayın.
Bunu Keş Dağında kaybettiğimiz Şehit Liderimizin ve Ecel Arkadaşlarının hakkı için yapın.
Eğer bunların hakkı sizi bağlamıyor ise, 5 Haziran’da ortaya koyduğunuz şerefinizin hakkı için yapın.
Zira BBP’liler önlerine lider olarak düşürdükleri şahsın şerefinden emin olmak isterler. Bu eminlik içerisinde her ortamda ve zamanda Liderimin şerefine gönül rahatlığı ile kefil olabilmeliyim ki bu teşkilata bir artım dokunsun. www.milliyetcigenclik.com Tekin Sarı
Powered by !JoomlaComment 3.26
3.26 Copyright (C) 2008 Compojoom.com / Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved." |
||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||


