
BBP GENEL BAŞKAN ADAYI YAVUZ AĞIRALİOĞLU’NDAN
LÜZUMUNA BİNAEN AÇIKLAMA
Bir fetret döneminden geçtiğimiz bu süreçte, bilindiği üzere İstanbul İl Kongresi’nden sonra Sayın Tuna Koç tarafından şahsımı da ilgilendiren bir açıklama yapılmıştır. Söz konusu açıklamayla ilgili suskunluğum, iftiraya varan böyle bir suçlamanın yapanlar tarafından, kardeşlik hukukumuza güvenerek, düzeltileceğine dair ümidimdendir. Suskunluğumun sebebi ikrarımdan değil, dostluğumuza verdiğim önemden kaynaklanmıştır.
Bir takım yüzlerin bembeyaz, bir takım yüzlerin kapkara olacağı mahşer gününde, dâvâ arkadaşlarımın şahsımla ilgi iftira günahını taşımamaları için bu açıklamayı yapmak benim için bir zaruret haline gelmiştir.
İstanbul İl Kongresi ile ilgili ‘Zaruri Açıklama’ başlıklı değerlendirme yazısında, kongre neticesini bana fatura etmek, bu süreç ve şartlara mahsus olarak delege pazarlığı gibi bir izzetsizlik ithamıyla meseleyi iftira boyutuna vardırmak Sayın Tuna Koç’la benim 20 yıllık dostluğuma ve dostluğu oluşturan inanç ve irade beraberliğine yakışmamıştır.
Bu mevzu ile alakalı açıklamanın, şahsımı ilgilendiren kısmının tamamı iftiradır. Kimseye verilmiş bir sözüm olmadığı gibi, bu sözü ifsad edecek bir pazarlığım da asla olmamıştır.
Bu tarz bir iftira, bana bir kardeşim tarafından yöneltilmiş değil de, siyasi muarızlarımızdan herhangi birisi tarafından yapılmış olsaydı cevabımın altından kalkılamayacağını herkes bilirdi.
“Bu iftirayı ispatlamayan ……” diye başlayacak cümlelerin muhatabı benim kardeş bildiğim ve bilmeye devam edeceğim Sayın Tuna Koç ve arkadaşlarım olduğu için, ne şahsıma, ne de Sayın Tuna Koç’a ve arkadaşlarıma böyle bir üslupla mukabeleyi makul ve makbul bulmuyorum.
Dâvâ arkadaşlığı ve kardeşlik müştereken taşınması gereken bir duygudur. Bu hukuku Büyük Kongre sürecinden beri korumaya çalışan birisi olarak, “Her şeyin doğrusunu hakkıyla bilen, gören ve hüküm verecek olan Allah’tır. Biz de onun kullarıyız” demekten başka şimdilik söyleyeceğim bir söz yoktur.
Dileğim ve temennim odur ki, hareket olarak içinden geçmekte olduğumuz bu hassas süreçte bütün dâvâ arkadaşlarımız inancımıza yakışır bir vakarla davranır ve beraberliğimiz yara almadan bu süreç sağlıklı bir zemine kavuşur.
Ben Yavuz Ağıralioğlu olarak üzerime düşeni yapmaya çalışıyorum ve Allah’ın izniyle yapmaya da devam edeceğim.
YAVUZ AĞIRALİOĞLU
|