|
KİTABA SELAM “Kitabı kurtarmak için parmağımı bile oynatmam. Batacağı varsa batar. Benim kitaplarım var, evde. Onlar batmaz, orada duruyorlar işte. İnsanın neden ille de kitap için bir şeyler yapması gerektiğini anlamıyorum. Kitaba ihtiyaç kalmazsa kitaba ihtiyaç kalmamış demektir. Bazı insanlar kendilerini okur sayar. Sonra da, biliyor musunuz, ben doktorum, derler, okumaya hiç vaktim yok. Şimdiye kadar bir alkoliğin, biliyor musunuz, ben doktorum, içmeye hiç vaktim yok, dediğini duymadım. Herhangi bir tiryakinin aslında günde üç paket içerim ama şu sırada hiç vaktim yok, dediğine şahit olmadım. İptila nedir, ona işaret etmeye çalışıyorum. Okumak, harfleri yan yana dizmek ve bu harflerin ağaçlar ve evler ve insanlar ve anlaşmazlıklar ve güçlükler yaratması, bunların sadece harflerden oluşabilmesi gibi bir mucize, bu coşku, insanı müptela yapar ya da yapmaz. Ve bir müptela, ihtiyacı her neyse ona ulaşmanın yolunu her vakit bulur. Okurlar ortadan kaldırılamaz, olsa devlet zoruyla yok edilebilirler. E, olabilir, devlet hepsini hapseder ve bütün harflere el koyar, onlar da hiçbir şey okuyamaz hale gelirler. Bu, pekâlâ mümkün. Bu noktadan hiç korkmuyorum. Ve dediğim gibi, eğer bir gün ortada hiç kitap kalmazsa, evimde kitaplarım var, onların hepsini bir daha okuyabilirim. Ve hepsini bir daha okuyuncaya kadar epey yaşlanırım herhalde.Bana bir şey olmaz.” Peter Biechsel “Meçhule açılan bir kapıdır kitap, meçhule yani masala, esrara, sonsuza. Smokin giyen heyecan, mumyalanan tefekkür. Harami mağaralarının kapılarını değil, hükümdar hazinelerinin kapılarını açan büyü, kitap.” Cemil Meriç Okumak bir yolculuk. Yaşadığımız hayatı, bir seyirci olarak izlediğimiz hayatı, edilgenlikten kurtaran uzun bir yolculuk. Ancak bir davası olanlar, bir hakikatin sancısını çekenler, dünyayı değiştirmek isteyenler, yaşadığı hayatı anlamak, anlamlandırmak isteyenler çıkar bu yolculuğa. Felsefeyi, hikmeti, irfanı, edebiyatı, şiiri küçümseyen bir zihin, bu hayatın kendi kurgusundan çok farklı bir şekilde devam ettiğinin farkında olmadan yitip gidecektir. Sıradanlaşmaya, yitip gitmeye karşı durmalıyız. Korunaklı bir alanımız olmalı, dille, kültürle, irfanla kurmalıyız korunaklı alanı. Tecessüsümüz kanatlanmalı, ürpermeli yüreğimiz, yeni bir cümle karşısında hayrete düşmeliyiz. Hayret alıklaştırmamalı, açık tutmalı bilinci, uyanık kılmalı bizi. Ancak zihni tecessüsle, hayretle dolu kişiler müdahil olabilir hayata, kalabalığa karışmaktan, yığın olmaktan kurtulabilir. Cemil Meriç için, okumak bir liman, kıyısında dinlendiği sakin bir liman. Amacımız bu yolculuğa çıkarken hangi limanlara uğrayacağımızı, hangi şairlere, hangi yazar ve filozoflara, hangi bilgelere, gönül erlerine, kelime işçilerine uğrayacağımızı belirlemek ve tekdüze ve yağma eden bir okuma anlayışı yerine, sürüp giden yavanlığa, ilim, hikmet, irfan yokluğuna karşı durarak, alternatif okuma listesi oluşturmak. Çok satanlar yok burada, 15 dakikada felsefe tarihi, 12 dakikada sinema tarihi, içindeki pozitif nanenin farkına var, gücü hisset, güç senin içinde, best seller, mest seller kitapları yok burada. Burada, bir hakikat medeniyetini anlamamızı sağlayacak, dirilişimizi her dem canlı tutacak, bize nefes, bize su olacak esas kitaplar var. Buyurun kütüphanemize… |
|
|
