|
Çin’de istediğiniz her yere girebilecek(!) kadar Çin devleti ile yakınlığınız olduğu basında yer alan muhiblerinizin yazılarından anlaşılıyor. Bu ülkede yüksek bürokraside yıllarca hizmet verdiğinize göre, Çin devletinin Doğu Türkistan’da Uygur Türklerine, soydaşlarımıza uyguladığı akıl almaz, insanlığa sığmaz vahşice katliamlar karşısında da sessiz kalmayacak ve derhal harekete geçeceksinizdir sanıyoruz..
"Türk-Çin Dostluk Derneği" nin kurucu başkanı olarak bütün ağırlığınızla Çin’de soydaşlarımızın mâruz kaldığı katliamlara karşı dünya kamuoyunu harekete geçirmek için gece gündüz çalışacaksınız ve sanıyoruz ki, TÜTAV Başkanlığınız zamanındaki engin tecrübelerinizle Uygur Türklerinin uğradığı bu mezâlimin, akan kanın, süren işkencelerin ve idamların durması için hemen Çin’e gidecek ve yine Uygur Özerk Bölgesi’ne gireceksiniz. Oradaki soydaşlarımıza moral verecek, Türkiye’nin bütün gücüyle ve stratejik derinliğiyle arkalarında olduğunu söyleyeceksiniz. Hatta bu seyahatinizde TBMM Başkanı Köksal Toptan’ın size refakat etmesini isteyeceksiniz.. Bütün bunları yapacağınızı düşünüyoruz.. Şimdi gayret size düşüyor "Türk-Çin Dostluk Derneği" Başkanı Sn. Kemal Baytaş ve tarikatinizin tüm seçkin üyeleri… Kim bilir, Yavuz Donat ve Güneri Civaoğlu da gazeteci olarak katliamları yerinde görmek için gelmek isteyebilirler sizinle…

“Tebrikler ve teşekkürler Kemal Baytaş'a
Kemal Baytaş "Türk-Çin Dostluk Derneği" nin kurucu başkanı. Her yıl Çin'e davet ediliyor. Ve "heyetine" bilim adamlarını, yüksek yargıçları, üst bürokratları, siyasetçileri, turizmcileri, gazetecileri dahil ediyor. Çin devleti "Türk ve Çin dostluğunun gelişmesine olan katkıları" nedeniyle Kemal Baytaş'a "Halk ve Dostluk Büyükelçisi" unvanını verdi. Çinliler bugüne kadar dünyada "sadece 17 kişiye" bu unvanı vermişler. Kemal Baytaş'la birlikte "heyet olarak" Çin'e gittik. Çin Parlamento Başkan Vekili ve Çin-Türk Dostluk Derneği Başkanı İsmail Ahmet bizleri akşam yemeğinde ağırladı. Baytaş "iki ülke arasındaki dostluk ilişkilerine katkısı nedeniyle" İsmail Ahmet'in yakasına bir "madalya" taktı. Sonra da "sizden bir ricam var" dedi: - Arkadaşlarımı Uygur Özerk Bölgesi'ne (Şinciang) götürmek istiyorum. Çinliler "Türk heyetlerine bu bölgenin kapısını pek aralamazlar." İsmail Ahmet "Kemal Baytaş Efendimiz" diye söze başladı: - Çin'de istediğiniz her yere girebilirsiniz... Uygur Özerk Bölgesi'ne de gideceksiniz”.(Yavuz Donat/Sabah/ 21.07.06)
“TARİKATIN GÜZEL GÜNÜ
Daha önce de yazmıştım. Başkentin en güçlü tarikatı "BAYTAŞİLER"dir. Şeyhi Kemal Baytaş'ın soyadını taşır. Aralarında başbakanların, bakanların, milletvekillerinin, yüksek yargı mensuplarının, büyük bürokratların, gazetecilerin, hekimlerin, avukatların, işadamlarının bulunduğu bir dostlar çemberidir bu... Tarikat dediğimize bakmayın. Alkol alanı da vardır, almayanı da... Kimsenin inançları ayrım konusu değildir. Tam laik ve Atatürkçü bir dostluk çemberi... Kemal Baytaş, iki fahri doktora unvanı ve içeride-dışarıda ödüllerden sonra değerli bir gün daha yaşadı. 1600 kişinin katıldığı 38. Uluslararası Asya ve Avrupa Çalışmaları Kongresi'nde (ICANAS) "onurluk" aldı. Erdoğan kongrede yaptığı konuşmada "ömürlerini adayarak bilim, fikir ve sanat alanında çok önemli miras hazırlayan ve Türkiye'nin tanıtımına katkıda bulunan 101 kişinin saptanması için çalışma yapıldığını, ICANAS Yürütme Kurulu'nun ilk 12 kişiyi saptadığını ve dünya kamuoyuna tanıttığını" söyledi. Türk Tanıtma Vakfı'nın (TÜTAV) kuruluşundan bu yana başkanı, eski Turizm Müsteşarı Kemal Baytaş'ın yanı sıra Prof. İhsan Doğramacı, Prof. Hale İnalcık, Prof. Bozkurt Güvenç, Şükrü Elçin de bu 12 kişinin arasında... Tarikatın bir müridi olarak keyifliyim.”(Güneri Civaoğlu/ Milliyet/11 Eylül 2007)
“Çin elçisi, Rus elçisini nasıl şaşırttı?
Espriyle 'Baytaşi tarikatı' lideri olarak tanımlanan Kemal Baytaş'ın evinde önceki akşam bir yemek daveti vardı. Geniş bir çevrede Ankara'nın sevilen isimlerinden Kemal Baytaş'ın davetine her zamanki gibi siyaset, yargı, akademi ve iş dünyalarının saygın isimleri ile çok az sayıda gazeteci -galiba dört kişiydik- katıldı. Yemekte iki de büyükelçi vardı. Rusya ve Çin'in Ankara Büyükelçileri...
TBMM Başkanı Köksal Toptan ve AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Necati Çetinkaya ile İçişleri eski Bakanı Abdülkadir Aksu'nun katıldığı yemekte Başkent Üniversitesi kurucusu, Türkiye'de organ naklinde çığır açan Profesör Mehmet Haberal ile Gazi Üniversitesi Rektörü Kadri Yamaç da vardı. Çok sayıda Yargıtay ve Danıştay hakimi ile Çankaya Belediye Başkanı Haydar Yılmaz da oradaydı. Baytaş'ın yakın dostlarından gazeteci büyüğümüz Yavuz Donat son anda gelemedi ama Güneri Cıvaoğlu taa İstanbul'dan kalkıp Baytaş'ın davetine icabet etti.
Billur sesli sanatçılar Türk Sanat Müziği eserlerini seslendirdiler, davetliler hep beraber şarkılara eşlik ettiler.
Başkan Toptan geldiğinde Çin Büyükelçisi ile birbirlerine sarıldılar. Sonra Rus Büyükelçisi gelip, Çinli meslektaşına 'ne kadar samimisiniz nereden tanışıyorsunuz?' diye sordu. Çin elçisi gülümseyip 'Köksal Bey Türk-Çin dostluk derneği üyesidir' yanıtını verdi.”(İsmail Küçükkaya/Akşam/11.06.09)
|