Merhaba.. Her yeni dönem yeni başlangıçları da berâberinde getirir.. Yeni ihtiyaçları, yeni oluşumları, yeni kadroları, yeni fikirleri, eskimeyen yeninin yeniden ihyâsını ve'l-hâsılı yenilikleri getirir berâberinde... Bu yeni dönem vâ-esefâ, çok acı bir haber ile başladı. Maraş dağlarında düşen bir helikopter içinde en sevdiğimizi ve beraberindeki arkadaşlarımızı aldı elimizden... Ülkü Ocakları'nın 1 numarası, bütün ülkücülerin başkanı, siyâsî hayatımızın en naif sahifesinin BBP'nin Genel Başkanı, başkanımız, ağabeyimiz, dostumuz Muhsin Yazıcıoğlu'nu kaybettik; 25 Mart 2009 tarihli o yas gününde... Bu kadar âni bir kaybedişin neticesi de bir travma idi, elân da devam eden bir travma.. "Sevilen bir kimsenin ölümünde, en çok korkulacak şey onun ölümü değil, bizim çabuk teselli oluşumuzdur...” Biz çabuk teselli olmayacağız. Muhsin Yazıcıoğlu bize hakkından gelinmiş seçim barajları, ikbâl dolu politik başarılar, merkez sağ stratejileri, oportünizmin ve pragmatizmin sunduğu her türlü siyâsî manevra kâbiliyetleri bırakmadı. Muhsin Yazıcıoğlu'nun bize bıraktığına dair en samimî tespiti cenâze merâsiminde yaptığı konuşmada Sn. Diyanet İşleri Başkanı düşmüştü tarihe: "Muhsin Bey istikâmet ve vakar sahibiydi..." Evet.. Muhsin Başkan istikâmet ve vakar sahibiydi. İstikâmet ve vakar sahibi olmak.. İşte bu Muhsin Başkan'dan bize kalan en mühim miras olmalı. İstikâmet sahibi olmak, hakikat nerede ise orada olmak, yalnızca hakikatin sesi olmak, hakikatin dili olmak... Vakar sahibi olmak... Dik durmak, eğilmemek, bükülmemek, bir elinize Ay'ı, bir elinize Güneş'i verseler inandıklarınızdan vazgeçmemek... Kendisine bir emânet verildiğinde emânete sâhip çıkmak, bir sır verildiğinde ifşâ etmemek ve yola çıkıldığında yolda bırakmamak... Muhsin Yazıcıoğlu'nun çile ile örülmüş hayatından pek çok örnek bundan sonra da yolunu ışıtacaktır Nizâm-ı Âlem Ülkücülerinin ve 'istikâmet ve vakar sahibi olmak' hayatlarının mihenk taşı olacaktır... Nizâm-ı Âlem Ülkücülerinin kalpleri yine bu ülke için çarpacak, yine dünyada nerede mazlum var ise mazluma ümit, nerede zalim var ise zalime korku olacaklar, zulüm Azrail olsa hep Hakk'ı tutacaklardır... Nizâm-ı Âlem Ülkücüleri Muhsin Başkan'nın da hizmetinde şeref bulduğu dâvâlarına sahip çıkacaklar, Muhsin Başkanları'nın hâtırasını dâvâsını dâvâ edinerek yaşatacaklardır... Nizâm-ı Âlem Ülkücüleri bütün bunları hayatlarının her ânına yayacaklar ve hep bunun için yaşayacaklardır... Yeni dönemde, yeni şeyler söyleyecekler, kendi nesillerinin kabiliyetlerini, birikimlerini de hayata geçirecekler, yeni sosyal mevziler edinecekler, bu ülke için ve dâvâları için nefes alıp verecekler, yine süt paralarından fedâkârlıklar yaparak, hastanın, yolda kalanın, yardıma muhtâç olanın yanında olacaklardır. Daha çok okuyacaklar, daha çok yazacaklar, daha çok gezecekler, her ne var ise daha çok yapacaklardır... Nizâm-ı Âlem internet sitesi de yapacaklarının bir zemini olarak hayata geçecektir... Gayret bizden Tevfik Allah'tan... Ebedî Nizâm-ı Âlemciler, Alperen Ocaklılar
Merhaba..
Her yeni dönem yeni başlangıçları da berâberinde getirir.. Yeni ihtiyaçları, yeni oluşumları, yeni kadroları, yeni fikirleri, eskimeyen yeninin yeniden ihyâsını ve'l-hâsılı yenilikleri getirir berâberinde...
Bu yeni dönem vâ-esefâ, çok acı bir haber ile başladı. Maraş dağlarında düşen bir helikopter içinde en sevdiğimizi ve beraberindeki arkadaşlarımızı aldı elimizden...
Ülkü Ocakları'nın 1 numarası, bütün ülkücülerin başkanı, siyâsî hayatımızın en naif sahifesinin BBP'nin Genel Başkanı, başkanımız, ağabeyimiz, dostumuz Muhsin Yazıcıoğlu'nu kaybettik; 25 Mart 2009 tarihli o yas gününde...
Bu kadar âni bir kaybedişin neticesi de bir travma idi, elân da devam eden bir travma..
"Sevilen bir kimsenin ölümünde, en çok korkulacak şey onun ölümü değil, bizim çabuk teselli oluşumuzdur...”
Biz çabuk teselli olmayacağız. Muhsin Yazıcıoğlu bize hakkından gelinmiş seçim barajları, ikbâl dolu politik başarılar, merkez sağ stratejileri, oportünizmin ve pragmatizmin sunduğu her türlü siyâsî manevra kâbiliyetleri bırakmadı. Muhsin Yazıcıoğlu'nun bize bıraktığına dair en samimî tespiti cenâze merâsiminde yaptığı konuşmada Sn. Diyanet İşleri Başkanı düşmüştü tarihe:
"Muhsin Bey istikâmet ve vakar sahibiydi..."
Evet.. Muhsin Başkan istikâmet ve vakar sahibiydi.
İstikâmet ve vakar sahibi olmak.. İşte bu Muhsin Başkan'dan bize kalan en mühim miras olmalı. İstikâmet sahibi olmak, hakikat nerede ise orada olmak, yalnızca hakikatin sesi olmak, hakikatin dili olmak...
Vakar sahibi olmak... Dik durmak, eğilmemek, bükülmemek, bir elinize Ay'ı, bir elinize Güneş'i verseler inandıklarınızdan vazgeçmemek... Kendisine bir emânet verildiğinde emânete sâhip çıkmak, bir sır verildiğinde ifşâ etmemek ve yola çıkıldığında yolda bırakmamak...
Muhsin Yazıcıoğlu'nun çile ile örülmüş hayatından pek çok örnek bundan sonra da yolunu ışıtacaktır Nizâm-ı Âlem Ülkücülerinin ve 'istikâmet ve vakar sahibi olmak' hayatlarının mihenk taşı olacaktır...
Nizâm-ı Âlem Ülkücülerinin kalpleri yine bu ülke için çarpacak, yine dünyada nerede mazlum var ise mazluma ümit, nerede zalim var ise zalime korku olacaklar, zulüm Azrail olsa hep Hakk'ı tutacaklardır...
Nizâm-ı Âlem Ülkücüleri Muhsin Başkan'nın da hizmetinde şeref bulduğu dâvâlarına sahip çıkacaklar, Muhsin Başkanları'nın hâtırasını dâvâsını dâvâ edinerek yaşatacaklardır...
Nizâm-ı Âlem Ülkücüleri bütün bunları hayatlarının her ânına yayacaklar ve hep bunun için yaşayacaklardır...
Yeni dönemde, yeni şeyler söyleyecekler, kendi nesillerinin kabiliyetlerini, birikimlerini de hayata geçirecekler, yeni sosyal mevziler edinecekler, bu ülke için ve dâvâları için nefes alıp verecekler, yine süt paralarından fedâkârlıklar yaparak, hastanın, yolda kalanın, yardıma muhtâç olanın yanında olacaklardır. Daha çok okuyacaklar, daha çok yazacaklar, daha çok gezecekler, her ne var ise daha çok yapacaklardır...
Nizâm-ı Âlem internet sitesi de yapacaklarının bir zemini olarak hayata geçecektir...
Gayret bizden Tevfik Allah'tan...
Ebedî Nizâm-ı Âlemciler, Alperen Ocaklılar
GİRİŞ İÇİN TIKLAYIN